

Radyolojinin en çok kullanılan yöntemi olan X ışınları (Röntgen ışınları) aracılığıyla vücudun belirli bölgelerinin görüntülenmesi ve bu görüntülerin artık film yerine dijital ortama aktarılmasına dijital röntgen adı verilir. Görsel taramalı tanı koyma işlemlerindeki temel muayeneler için röntgen teknolojisi hâlâ gerekli görülür. Bu röntgen biçimi kemik ve akciğer görüntülemesinde ilk seçenek olarak kullanılmaktadır. Ayrıca sindirim sistemindeki tıkanıklıklara bağlı genişlemeler ile yabancı cisimlerin tespitinde; böbrek ve diğer idrar yollarındaki taşın görüntülenmesi ve takiplerinde kullanılmaktadır.
Dijital röntgen ile kemiklerdeki kırıklar, dejeneratif değişiklikler, osteoporoz, tümörler , eklem hastalıkları, skolyoz (omurlarda eğrilik) ve kemik yapıların gelişim bozuklukları tespit edilebilir. Akciğer grafisinde kalp büyümesi (kardiyomegali), büyük damar genişlemeleri ve damar sertliği
(ateroskleroz), akciğer dokusundaki nodül ve kitleler, meslek hastalıklarına bağlı akciğerdeki sertleşmeler, akciğerin su toplaması vb hastalıklar saptanabilir. Böbrek taşlarının %90 ı direkt grafi ile saptanabilir. Taş düşüren hastalarda belirli aralıklarla çekilen filmler ile taşın ilerlemesi izlenebilir.
Dijital röntgen çekimleri sırasında X ışınlarından yararlanıldığı için belli bir miktar radyasyona maruz kalınmaktadır. Bu radyasyon miktarı yetişkin insanlara çok fazla bir zarar vermez ancak hamile kadınlar için dijital röntgen çekimi sakıncalıdır. Çünkü hamilelerde röntgen çekimi, anne karnındaki bebekte çeşitli anomaliler; zeka, büyüme ve gelişme evresinde gerileme, genetik bozukluklar vb. riskli durumlara sebep olabilmektedir.
Dijital röntgenin hasta sağlığı açısından pek çok avantajı bulunmaktadır.