
Meme kanseri kadınlarda en sık görülen meme patolojisidir. Kadınlarda kansere bağlı ölüm nedenleri arasında akciğer kanserinden sonra ikinci sıradadır. Batı dünyasında her 8 kadından biri hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanıyor. Meme kanseri erkeklerde de görülebilen bir kanser türü olmakla birlikte kadınlarda erkeklerden 100 kat daha fazla görülür. Ölüm oranını düşürmede en önemli faktör meme kanserinin erken tanısıdır. Erken tanı düzenli kontrol ve meme muayenesi ile başlar. Radyolojik tetkikler ise tanıda önemli görüntüleme yöntemleridir. Meme kanserinin erken tanısında en önemli unsur olan mamografi memenin direk grafisi olup öncelikle 40 yaş üzeri kadınlarda tarama ya da tanı amaçlı uygulanmaktadır. Erkeklerde de benzer şekilde çekim yapılabilirken fark erkeklerde tarama amaçlı değil sadece tanı amaçlı bir görüntüleme yöntemidir. Bu yöntemle henüz kitle oluşmamışken bile küçük, patolojik kireçlenme odakları tespit edilerek erken dönemde meme kanseri tanısı konulabilmektedir.
Dünyadaki ilk mamografi 1927 yılında Leipzig Üniversitesinde Otto Kleinschimitt tarafından çekilmiştir. 80’li yıllardan sonra mamografide görüntüleme kalitesi hızla gelişmeye başladı. 2000 yılından sonra da dijital mamografi yaygınlaşmaya başladı. Standartlara uygun iyi bir mamografi çekebilmenin ilk koşulu kullanılan cihazın standartlara uygun ve iyi olması ve uygun bir şekilde kullanılmasıdır.